5 Şubat 2026 itibarıyla Yeni START Anlaşması’nın hukuki geçerliliğini yitirmesi, küresel güvenlik mimarisinde elli yıllık denetim geleneğinin resmen sona erdiğini gösteriyor.
Bu durum, nükleer başlık kapasiteleri üzerindeki yasal sınırların kalkmasıyla birlikte stratejik bir belirsizlik döneminin kapılarını aralayan temel gelişme niteliğindeydi. Esasen, Washington ve Moskova arasındaki müzakere kanallarının tamamen tıkanması, sadece teknik bir uzlaşmazlığı değil, aynı zamanda nükleer caydırıcılık doktrinindeki köklü bir kırılmayı yansıtıyor.





